2 İmparatorluk, 10 Tarihi Eser: Bizans ve Osmanlı İmparatorluklarından Günümüze Kalan Yapılar

İstanbul üç imparatorluğa ev sahipliği yapmış bir şehirdir. Geçmişte büyük imparatorluklara ev sahipliği yapması birbirinden güzel tarihi yapıları da bünyesinde barındırmasını sağlamıştır. İstanbul’un tarihi, tam anlamıyla şehrin görkemine yakışır cinstendir. İşte İstanbul’da Bizans ve Osmanlı’dan günümüze kalan yapılar.

 

Ayasofya Müzesi

Dünyanın en çok ziyaret edilen müzelerinden bir tanesi olan Ayasofya ‘’İlahi Bilgelik” anlamına gelmektedir. Ayasofya İstanbul’da inşa edilen en büyük Bizans kilisesidir. 916 yıl boyunca kilise olarak kullanılan yapı İstanbul’un fethi ile birlikte camiye çevrilmiştir. 1935 yılında Atatürk’ün isteği ile müzeye dönüştürülmüştür. Bizans mimarisini anlamak için büyük öneme sahiptir.

 

Aya İrini Kilisesi

”Kutsal Barış” anlamını taşıyan Aya İrini Kilisesi, Ayasofya’nın komşusudur ve aynı dönemde inşa edilmiştir. İstanbul fethi ile birlikte Topkapı Sarayı’nın surları içerisinde kalmasına rağmen camiye çevrilmemiştir. Bu yüzden de günümüze mimari değişikliğe uğramadan gelebilmiştir. Aya İrini Kilisesi Türkiye’deki müze anlayışı için büyük öneme sahiptir. Çünkü ilk müze çalışmaları burada yapılmıştır.

 

Kariye Müzesi

”Kent dışı” anlamına gelen Kariye Müzesi’nin tarihi dördüncü yüzyıla dayanmaktadır. Justinianus tarafından yaptırılan yapı İstanbul’un fethinden sonra camiye çevrilmiştir. 1945 yılında ise müze halini almıştır. Bugün Kariye Müzesi olarak bilinen bu yer 11. yüzyılda yapılmıştır. Birçok kez tahrip olmuş ve onarılmıştır.

 

Yerebatan Sarnıcı

İstanbul’un görkemli tarihsel yapılarından bir tanesi olan Bazilika Sarnıcı yani Yerebatan Sarnıcı Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından 527- 565 yılları arasında yaptırılmıştır. Sarnıcın amacı su depolayarak saraya su sağlamaktır. Yapı İstanbul’un fethi ile bir müddet kullanılmış, sonrasındaysa unutulmuştur. 1500’lü yıllarda Hollandalı iki gezgin burayı fark etmiş ve tekrardan gün yüzüne çıkmasını sağlamıştır.

 

Bozdoğan Kemeri

İstanbul’un en eski su kemeri unvanını taşıyan Bozdoğan Kemeri İmparator Valens tarafından yaptırılmıştır. Kemer geç Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde 1500 yıl kadar kentin su ihtiyacını karşılamıştır. Yerebatan Sarnıcı’nın suyu da buradan gelmektedir.

 

Beylerbeyi Sarayı

Beylerbeyi Sarayı’nın yerine 19. yüzyılın ilk çeyreğinde ahşap bir saray inşa ettirilmiştir. Fakat saray bir süre sonra yanmıştır. Daha sonrasında dönemin ünlü mimari Sarkis Balyan tarafından Abdülaziz için günümüzdeki yapı inşa ettirilir. Beylerbeyi sarayı eski zamanlarda yazlık saray olarak kullanıldığı gibi yabancı konuklar da burada ağırlanmıştır.

 

Topkapı Sarayı

İstanbul’un fethinin ardından inşa ettirilen bu sarayın yapımı 17 yıl sürmüştür. Fatih Sultan Mehmet’in inşa ettirdiği yapı 1461 yılında yapılmaya başlanmıştır. Topkapı Sarayı’nda devlet işleri yürütülmüş ve hanedan üyeleri yaşamıştır. İstanbul’un en fazla ziyaret edilen müzelerinden bir tanesi olan Topkapı Sarayı’nda kutsal emanetleri, Kaşıkçı Elması, kıyafet koleksiyonu ve Çin porselen koleksiyonu gibi birçok eseri görmek mümkündür.

 

Dolmabahçe Sarayı

Sultan Abdülmecid’in isteği ile inşa ettirilen Dolmabahçe Sarayı, Osmanlı İmparatorluğu’nun son 70 yılında ana saray olarak kullanılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk burada yaşamış ve yine burada vefat etmiştir. Bu yapıda birçok eseri görmek mümkündür.

 

III. Ahmet Çeşmesi

Üsküdar Meydanı’nda bulunan III. Ahmet çeşmesi 1728 yılında İstanbul Boğazı’ndan geçenlerin ihtiyaçlarını karşılamak için yaptırılmıştır. Çeşmenin üzerinde bulunan beyitler dönemin ünlü şairleri Rahmi, Şakir ve Nedim tarafından yazılmıştır. Üsküdar’ın Paşalimanı Caddesi ve Hamiyeti Milliye Caddesi’nin kesiştiği noktada, İstanbul’un en güzel çeşmelerinden biri olan bu yapıyı görmek mümkündür.

 

Cağaloğlu Hamamı

Cağaloğlu hamamı 1741 yılında I. Mahmut tarafından Ayasofya’ya gelir sağlamak için Abdullah Ağa’ya yapılmıştır. Fakat plan sahibi Süleyman Ağa’dır. Bu eserin yapısı klasik Osmanlı mimarisi ve Barok üslubunda yapılmıştır. Osmanlı Dönemi’ndeki son büyük hamam olma özelliğini taşımaktadır.

Yorum Yap